<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>

<rss version="2.0" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:creativeCommons="http://backend.userland.com/creativeCommonsRssModule">
    <channel>
        <title>deviantART: by:GilraenIsMyName</title>
        <link>http://search.deviantart.com/?q=by:GilraenIsMyName&amp;section=today</link>
        <description>deviantART RSS for by:GilraenIsMyName</description>
        <language>en-us</language>
        <copyright>Copyright 2009, deviantART.com</copyright>

        <pubDate>Sun, 27 Dec 2009 21:25:52 PST</pubDate>        
        <generator>deviantART.com</generator>
        <docs>http://blogs.law.harvard.edu/tech/rss</docs>
        <atom:icon>http://s.deviantart.com/minish/widgets/apple-touch-icon-precomposed.png</atom:icon>
        <atom:link href="http://backend.deviantart.com/rss.xml?q=by%3AGilraenIsMyName&amp;type=journal" rel="self" type="application/rss+xml" />
                  <item>
                <title>Eski</title>
                <link>http://GilraenIsMyName.deviantart.com/journal/28562230/</link>
                <guid isPermaLink="true">http://GilraenIsMyName.deviantart.com/journal/28562230/</guid>
                <pubDate>Wed, 25 Nov 2009 06:32:54 PST</pubDate>
                
                <description><![CDATA[ " Karsimiza erken cikmis insanlari yolumuzun disina suruklerken bir gun geri donup onu  deliler gibi arayacagimizi hic hesaba katiyor muyuz? " demis Murathan Mungan...<br /><br />*Gecen aksam, uykuya dalmadan az evvel okudum bunu. Nil'im herkesle paylasmak istemis Murathan Mungan'in bu dusuncesiyle hemfikir oldugu icin. <br />Ozluyoruz bazen. Derinden bir "oh" cekip, sirtimizi yaslayip, yuzumuzde manasiz bir mutluluk ya da huzunle tam karsiya dogru daldigimiz ve dusundugumuz anlar oluyor. Fakat geriye ne kadar donmeli? En azindan yuzumuzu dusuren eskiye "oh" demeli mi? Sanirim zaman icinde iyi karmanin iyi karmayi getirdigine, burusmus eskinin taze yeniyi getirdigi fikrini ogrettim kendime. Elbet maziyi gommemeli asla. Mazi sadece; cocuklugumuzda seker kokan silgileri hatirladigimizda nasil tebessum ettiriyorsa, hep oyle olmali. Uzulmemeli! Bu sebeple ben de asagidaki yaziyi paylastim Nil'le..<br /><br />-----Giden hic kimse icin uzulmeyeceksin. Onu aramayacaksin! Cunku o 'gitmisse'; zaten senin hayatinda olmamasi gerekiyordur. <Kisa sureli gelis-gidisler sadece minik sinavlardir> Ve onun gidisi; daha yeniye, daha olmasi gerekene yer acmaktir. Biten sinavlari dusunme.. Yeni sinavlara hazirlan.. <Nerede ne yapacagini 'artik' biliyor olacaksin> <br />Eski; eskidir. Onemli olan yeniyi aramak, yeniye yeni yerler hazirlamaktir. Gulumse : )<br /> -Erken degildir o kisinin karsina cikisi.. <br />Senin sonradan anlayacagin "tam zamani"dir. ----<br /><br />Nil : ) "Hayir, ben seni yerim"<br /><br /> ]]></description>
                <author>~GilraenIsMyName</author>
            </item>
          <item>
                <title>"Unforgettable" emptiness</title>
                <link>http://GilraenIsMyName.deviantart.com/journal/28432661/</link>
                <guid isPermaLink="true">http://GilraenIsMyName.deviantart.com/journal/28432661/</guid>
                <pubDate>Wed, 18 Nov 2009 13:20:03 PST</pubDate>
                
                <description><![CDATA[ Yan yana iki cinarin sarilmisliginin ortasindan acilmis minik pencereden; karsiki sessiz sokaga golge dusurmus, kocamis Ã§ama dogru dalmis gozlerimi; saganak yagmurun siddetiyle uyandirdim. Irkildigimde; kulaklarimda "Unforgettable in every way" diye sesleri vardi Natalie & Nat King Cole 'un...<br />14:22<br /><br />Unforgettable, that's what you are<br />Unforgettablethough near or far<br />Like a song of love that clings to me<br />How the thought of you does things to me<br />Never before has someone been more<br /><br />Unforgettable in every way<br />And forever more, that's how you'll stay<br />That's why, darling, it's incredible<br />That someone so unforgettable<br />Thinks that I am unforgettable too<br /><br /> ]]></description>
                <author>~GilraenIsMyName</author>
            </item>
          <item>
                <title>14.11.2009 Cuma*ertesi</title>
                <link>http://GilraenIsMyName.deviantart.com/journal/28352718/</link>
                <guid isPermaLink="true">http://GilraenIsMyName.deviantart.com/journal/28352718/</guid>
                <pubDate>Sat, 14 Nov 2009 12:06:48 PST</pubDate>
                
                <description><![CDATA[ 50 yaÅÄ±na girdi.. 13 Kasim '09<br />EÄlendi, alkÄ±ÅladÄ±, yedi, iÃ§ti..<br />SarÄ±ldÄ±, gÃ¶zleri doldu, Ã§oÅkuyla gÃ¼lÃ¼msedi...<br />Bir sol yanÄ±na baktÄ±, bir karÅÄ±sÄ±na. GÃ¼lÃ¼msedi.. - Happy Birthday diye hep bir aÄÄ±zdan sÃ¶yleyen ve el Ã§Ä±rpan; birbirini tanÄ±mayan onca insanÄ±n iÃ§inde duygulandÄ±. "Happy Birthday" den sonra "istek parÃ§anÄ±z var mÄ±?" diye sorulduÄunda mikrofondan, utandÄ±. "Kimi seviyorsunuz en Ã§ok?" dediler.. "ÃocuklarÄ±mÄ±" dedi... <br />Yine birbirini tanÄ±mayan o insanlar, yine hep bir aÄÄ±zdan "aaaa" dediler.. <br />........Ä°nci gibi parlayan Ä°stanbul'umun Ä±ÅÄ±l Ä±ÅÄ±l akÅamanÄ±n keyfine doyamadan 3 saatte katettiÄimiz(adeta bir ÅehirdÄ±ÅÄ± yolculuÄu gibi), burnumuzdan gelen trafik cehenneminin sardÄ±ÄÄ± tÃ¼m kasÄ±lmalar, bir bir terk etmeye baÅlamÄ±ÅtÄ± sinir sistemimizi. Åimdi alkÄ±Ålar, Åimdi Ã§oÅku ve mutluluk vardÄ±. ArtÄ±k gecenin ilerleyen saatleriydi. Hatta eve dÃ¶nÃ¼Å karanlÄ±ÄÄ± Ã§oktan sarmÄ±ÅtÄ± sokaklarÄ±. El ele, kol kola Ã§Ä±ktÄ±k; hala adÄ±nÄ± "FransÄ±z SokaÄÄ±" diye sevdiÄim Cezayir SokaÄÄ±'nÄ±n basamaklarÄ±ndan yukarÄ± doÄru. Gece ritmini yitirmemiÅ, ayakkabÄ± topuklarÄ±yla basamaklarda devam ediyordu. YukarÄ± yaklaÅtÄ±kÃ§a; 50 koca seneyi taÅÄ±mÄ±Å nefes yavaÅladÄ±. . . . GÃ¼lÃ¼msemeler. "ÃocuklarÄ±" bekledi o'nu. <br />Ve yolun baÅÄ±na gelindi.. Galatasaray'Ä±n gÃ¶beÄi.. Ä°stiklal Caddesi'ne karÄ±ÅÄ±ldÄ±. O sÃ¼rat, o eÄlence insanlarla birlikte deli gibi akip gidiyordu Ä°stiklal Caddesi'nde.. Bu ne heyecan, bu ne hareket?! <br />Ayaklar yorgun, kafalar yorgun, gÃ¶zler dÃ¼ÅmÃ¼Å, yÃ¼rekler mutlu/eve gelindi. Ev sÄ±cak, sÄ±cak ev! Kedi mutlu, ben onunla. Daha gÃ¼zel bir uyku da yok zaten. Derin, sessiz, huzurlu..<br />Seni seviyorum anne..<br />~~~~~~<br />Ve iÅte Cuma*ertesi. GÃ¼lÃ¼mseyen suratlarla yeni gÃ¼ne gÃ¼naydÄ±n. <br />Harekete doÄru yine adÄ±m adÄ±m.. <br />--<br />Here I am a rabbit hearted girl<br />Frozen in the headlights<br />It seems Ive made the final sacrifice<br />We raise it up this offering<br />We raise it up<br />This is a gift it comes with a price<br />Who is the lamb and who is the knife<br />Midas is king and he holds me so tight<br />And turns me to gold in the sunlight<br />--<br />BoÄaz'a gÃ¼n doÄmuÅ. Ä°nsanlarÄ±n yÃ¼zleri uykuyu almÄ±Å, taze gergin. MÃ¼zik beni denizin Ã¼zerinden karÅÄ± yakaya sÃ¼rÃ¼klÃ¼yor. Ve yine gÃ¶zÃ¼nÃ¼ sevdiÄimin Åehri Ä°stanbul'umun hareketi, ayak sesleri, kulaÄÄ±mdaki mÃ¼ziÄi bile bastÄ±rÄ±yor. Kalbim Åehrin bugÃ¼nkÃ¼ haline Ã§oktan uyum saÄladÄ± bile. Åehir "dÄ±m dÄ±m" diye ritmini tutmuÅ gidiyor yine. Ä°niÅler, Ã§Ä±kÄ±Ålar.... <br />Cuma'nÄ±n ertesi, onun da ertesi.. ve ertesi, yine ertesi.. Ä°stanbul'umda..<br /><br /> ]]></description>
                <author>~GilraenIsMyName</author>
            </item>
    </channel>
</rss>